Psikiyatr Dr. Tanju Sürmeli: Neurofeedback Tedavisi, Depresyon Tedavisi, Dikkat Eksikliği Tedavisi, Uyuşturucu Bağımlılığı Tedavisi, Alkol Bağımlılığı Tedavisi, Nöropsikiyatrik İlaçsız Tedaviler

Hakkımızda

Çocuk Psikiyatrisi

Erişkin Psikiyatrisi

Aile Psikiyatrisi

İlaçsız Tedaviler

Performans Arttırma

Tanı Yöntemleri

Erişkin Psikiyatrisi

Şizofreni

Şizofrenide İlaç Tedavisi:

Nöroleptikler (antipsikotikler), psikotik bozukluk olan şizofrenler de çarpık düşünceleri normalize etmeyi hedeflerken, alfa aktivitesini arttırıp betayı düşürür (Niedermeyer E,1987: Herrmann WM, Schaerer E,1986).

Şizofrenide Neurofeedback Tedavisi

Schneider ve Pope (1982) tarafından nöroleptiklerin iyileşmede meydana getirdiği EEG’de değişikliklerinin aynısını EEG geri bildirim (feedback) teknikleri ile meydana getirebilme olasılığını araştıran bir çalışmaya, dokuz şizofrenik hasta katıldı.  Beş seans boyunca her hasta, kendi güç spektrum profili ile geçmiş araştırmalarda bulunan nöroleptiklerin iyileştirme etkisiyle ilintili güç spectrum profilleri arasındaki değişikliklerini sürekli geri bildirildi.  Araştırılan üç güç spektrum bandının ikisinde kayda değer seans içi değişiklikler görüldü.  Ama seanslar arasında EEG değişiklikler görülmedi. 

 

Bu sonuçlar, şizofreniklerin EEGleri, geri bildirim teknikleri uygulayarak, nöroleptiklerin iyileştirme etkisinin meydana getirdiği değişiklikleri mimik eden değişikliklerini geçici olarak ortaya çıkarabildiklerini göstermektedir.

 

Yavaş kortikal potensiyelleri (Slow Cortical Potentials-SCP) kortikal nöronal ağların dikkat kaynaklarını ve kortikal uyarılabilirlik düzenlemelerini yansıttığı düşünülmektedir.  Bozulmuş dikkat fonksiyonları ki bu şizofreni hastalarında görülmektedir, bozulmuş Yavaş Kortikal Potansiyel regülasyonla beraber değişkenlik gösterebilir. Yavaş kortikal potensiyelle yapılan kontrollü neurofeedback çalışmalarında bilişsel fonksiyonun şizofrenlerde arttığı gösterildi (Schneider, F.et al,1992; Gruzelier J.et al, 1999; Hardman E, 1997).

 

Yayınlanmış araştırmaların bazıları fMRI  NF ve diğer NF çeşitleri ile klinikteki uygulamalardır. Örneğin, Ruiz ve arkadaşlarının (2013) gerçek zamanlı fonsiyonel magnetik rezonans görüntüleme ile yaptığı NF’in bir pilot çalışmasında şizofrenik hastalar sağ insulanın kendi kendini aktif hale getirmesini eğittiler buda sorumlu olduğu yüz tanıma işlevini arttırdı.

 

Birbaşka fMRI NF çalışması 11 şizofren hasta ile 11 sağlıklı kontrol grubu ACC kontrol etmeyi öğrendiler fakat farklı nöronal yollar ile bunu sağladılar. Şizofrenler dorsal, sağlıklı grup ise rostral alt bölümünü aktive ettiler.Şizofrenler lokalize bir alanı regüle etmeyi öğrenebilirler. (Cordes JS. et al, 2015)

 

NF detaylı olarak değişik hastalıklarda incelendiği halde, şizofren tedavisindeki klinik etkilerini araştıran ancak az ve kontrolsüz vaka çalışmaları bulunmaktadır.

 

Sürmeli ve arkadaşlarının (2012) makalesinde 51 kişilik bir grup şizofrene neurofeedback tedavisi uygulandı.  Bu çalışmada PANNS (Positive and Negative Symptom Scale - Pozitif ve Negatif Semptom Skalası) toplam skorunun 70’in üzerinde olanlar dâhil edildi.  (aralık: 76-156; 70-79 arası: 2 katılan; 80-89 arası: 9 katılan; 90-99 arası: 8 katılan; 100-109 arası: 5 katılan; 110-119 arası: 9 katılan; 120-129 arası: 5 katılan;  130-139 arası: 5 katılan; ve 140’ın üstünde: 5 katılan). 

 

Sonuçlara göre 48 katılandan 47’si NF tedavisinden sonra, PANSS skorlarına göre, sonra klinik gelişme gösterdi.  Grubun ortalama skoru olan 110.24 (±21.62 std),  19.56’ya (±26.78) indi.  Bu değişiklik istatistiksel anlamlı olarak bulundu.  MMPI ve TOVA testlerini alabilenler de bu ölçeklerde kayda değer bir düşüş gösterdiler.  Tedavinin bitiminde katılanların 40’ı, 22 aydan daha fazla takip edildi; ikisi 1 sene, biri 9 ay ve üçü 1 ila 3 ay arasında.  PANSS skorların ortalama düşüşü yüzde 83 (± 23%) idi ki bu sadece antipsikotik ilaç kullanan çalışmalarda görülen yüzde 20 düşüşten daha fazlaydı.  Çalışmada, katılanların yüzde 94’ü NF tedavi sürecine uyum sağladılar ve sadık kaldılar ve ilaç alması gerekenlerin ise, iki seneye kadar takipte, yüzde 68’i ilaç tedavilerine sadık kaldılar. Müdahaleler Etkinliği için Klinik Antipsikotik Çalışmaları çalışmasında (Clinical Antipsychotic Trials for Interventions Effectiveness - CATIE), ilaç tedavisinin birincil ölçek (katılanların çalışmanın sonuna kadar kalmaları) üzerindeki etkisi sadece yüzde 26 idi. (Lieberman JA. et al, 2005: Kane JM, 2006: Janicak PG.,2006)

 

Şizofreni hastalarında uygulanan değişik tedavilerin etkinliğini detaylayan bilimsel yayınlarını okurken, kullandıkları değerlendirme skalaları hakkında bilgi edinmek yararlı olabilir. Yeni antipsikotik ilaçların tescil çalışmalarında yaygın kullanılan skala PANSS dır. (Kay SR. et al,1987)

 

Antipsikotiklerin akut etkinliğini araştıran klinik çalışmaları,  dahil edilmek için genelde bir eşik kullanırlar, örneğin toplam PANSS skoru en az 70 veya 80 (ama bazen daha düşük eşikler kullanılmıştır).  Genelde akut şizofreni çalışmalara katılanların tedavi öncesi PANSS toplam skorlarının ortalaması 90 civarında (artı eksi 10 puan) olduğu gözlemlenmiştir.  Yüz yirminin üstünde olan bir PANSS toplam skoru çok yüksek olarak addedilir ve büyük bir olasılıkla bir plasebo kontrollü monoterapi klinik çalışmanın katılımına uygun olmaz.  Genelde kayıtlı çalışmalarda PANSS skorundaki ortalama değişiklik çoğu zaman birincil sonuç ölçeği olduğu halde bazen kaç hasta belli bir derece iyileşmeye geldiğini bilmek klinik bakımından yararlı olabilir.  Bir “cevap veren analizi” bu bilgiyi temin etmekte yararlı olabilir ve hekime hastaların hangi oranında psikopatolojilerinde belli bir düşüş görüldü, örneğin bir yüzde 20 (ancak anlaşılabilir), yüzde 30 (az iyileşme), veya yüzde 40 (olası kuvvetli bir iyileşme).  [Başka bir örnekte],bir klinik çalışmasında hastaların yüzde 45’inin bir “antipsikotik”’e “karşılık” verdiklerini, buna karşılık plasebonun yüzde15 karşılık verme oranı olduğunu bilmek önemli olabilir.  Bu yüzde 30’luk karşılık verme oranı farkı ilaç etkisine atfolunabilir. (Citrome L.2007;2008)

 

Bolea AS. (2010) klinik NF çalışmasında 20 seneden fazla yatarak tedavi gören 70 kronik şizofrende ortalama 130 seans da semptomlarında ve neuropsikolojik testlerinde gelişme görüldü.  Katılanlar destekli yaşam programına tahliye edildiler ve gelişmeler 2 sene sürdü.

 

21 yaşındaki şizofren üniversite öğrencisine uygulanan 272 neurofeedback seansı sonrası klinik iyileşme ile Aripiprazole dozu 20 mg dan 7.5mg düşürüldü, üniversiteye geri dönebildi. 6 aylık takipte iyiydi. İlacını tekrar bırakınca psikozu geri geldi. (Schummer GJ & von Stietz J., 2013)

 

Kronik şizofrenlerde neurofeedback tedavisinin uyku bozukluğu tedavisinde etkili olduğunu gösteren kontrollu vaka çalışması (Cortoos A.et al, 2006) bulunmaktadır.

Kanıta Dayalı Tıp: Şizofrenide Neurofeedback Tedavisi:

Şizofrenide kullanılan biofeedback tedavi yöntemleri büyük bir ihtimalle “etkili olması muhtemel” (possibly efficatious) ila “etkin olma olasılığı yüksek” (probably efficatious) sınırları arasındadır.  Bu sınırlar Uygulamalı Psikofiziyoloji ve Biofeedback Birliği (Association for Applied Psychophysiology and Biofeedback - AAPB) ile Uluslar arası Neurofeedback ve Araştırma Derneği (International Society for Neurofeedback and Research -ISNR) beraber hazırladıkları kılavuzda yer almaktadır. (bu sınırların özetleri için Tablo 1’e bakınız). (La Vaque TJ,2002)

 

Şizofreni’de Biofeedback/neurofeedback yapılabileceğini ve olumlu etkisinin gösterildiği çalışmaları Elsevier yayıncılık için yazılan kitapdaki bölüm 10’nda Treating Thought Disorders (Düşünce Bozukluğu Tedavisi) altında yaptığım katkıda daha geniş okuyabilirsiniz.

Düşünce Bozuklukları Bilimsel Yayınlar 1
Düşünce Bozuklukları Bilimsel Yayınlar 2