Psikiyatr Dr. Tanju Sürmeli: Neurofeedback Tedavisi, Depresyon Tedavisi, Dikkat Eksikliği Tedavisi, Uyuşturucu Bağımlılığı Tedavisi, Alkol Bağımlılığı Tedavisi, Nöropsikiyatrik İlaçsız Tedaviler

Hakkımızda

Çocuk Psikiyatrisi

Erişkin Psikiyatrisi

Aile Psikiyatrisi

İlaçsız Tedaviler

Performans Arttırma

Tanı Yöntemleri

Objektif Tanı Yöntemleri

r-EEG Tanı Yöntemi

FDA onaylı r-EEG veri bankası ile psikiyatrik ilaçların size uygun olup olmadığına bakabiliyoruz. 

 

Tedaviye cevap vermeyen, psikiyatrik hastalığı olan hastaları tedavi etmek için tedavi planını geliştirirken seçeceğimiz ilaca yardımcı olan objektif, fizyolojik veri tabanı oldukça değerli olabilir.   

 

FDA onaylı r-EEG veri bankası Amerika Birleşik Devletlerinde 17 sene süren bilimsel ve objektif araştırmalar sonucu geliştirilmiştir.   

 

FDA onaylı QEEG sistemiyle kaydedilmiş artifact-free eeg’nin FDA onaylı software analiz sistemiyle r-eeg veri tabanında incelenmesi sonucu hangi ilacın hassas olduğunun ve hangi ilaca cevap vereceğinin tespit edilmesi oldukca önemlidir.   

 

2500 hasta 12.000 tedavi ve 6 aydan fazla da takip iceren bir calışma içerir. 8000 tane tedavi epizodunun sonucu ilaç ve ilaç gruplarının, normalden sapan qeeg veritabanına göre ilaca cevap verme hassasiyetiyle paraleldir.  

 

Çok zor hastaların ilac tedavilerini düzenlerken amaç, hastaya, hastalığına göre parallel ve spesifik ilaç seçimi olmalıdır. 

 

r-EEG’de bu veri tabanıyla 2 şekilde farklı test yapılabilir.  

Tip1: Hasta ilaçsız olmalıdır ve antiepileptik ilaçlar, benzo grubu ilaçlar, antidepresanlar, uyarıcı ilaçlar, betablokerler hangisinin o hasta için hassas, dirençli ya da orta derecede hassas olduğunu tespit etmek amaçlıdır. Saydığımız gruplardan toplam 30 tane farklı ilacın o hasta icin hassas olup olmadığnı tespit etmek içindir.  

 

Tip2: Hastaya bu 30 tane ilaç içinden verilen, seçilen ilacın ya da ilacların etkisini görmek için ilaçlıyken yapılan EEG testidir. %80 doğruluk  oranıyla hangi ilacın o hastaya iyi geleceğini öngörür.  

 

IBH sigorta şirketi Amerika’da r-EEG ücretlerini ödemektedir.  

 

Bir çalışmada 100 hastadan 50’sinde depresyon 50’sinde de dikkat eksikliği hastalığı vardı. Tedaviye cevap verecek ilacı seçerken %80 doğruluk oranıyla seçtiler.

 

İlacı verirken hastanın şikayetlerine göre mi seçmeli yoksa beynindeki elektriksel düzensizliğe göre mi? Bu sorunun cevabını % 80 doğruluk payı olan veri tabanı vermiş (Stephen C. Suff›n & W, Hamlin Emory, 1995). 

 

Bir başka çalışma da, ilaca cevap vermeyen major depresyon hastalarında QEEG ile hangi ilacın tedavi edici etkisi olduğunu araştıran bir çalışma Suffin S. C., (1999) ve arkadaşları tarafından yapılmıştır. 

 

r-EEG, en zor hastalarda bile uygun ilacı seçmekte yardımcı olur mu diye ortalama 16 yıl tedaviye cevap vermeyen ve en az 1 kere hastaneye yatırılmış depresyon hastalarıyla yapılmış çalışmadır.    

 

UCLA’ de yapılan çifte körleme çalışmadır. Bu hastaların % 85’inde ilerleme kaydedildi. 58 tane çifte teşhis alan yani hem uyuşturucu hem de psikiyatrik hastalığı olan 58 hastadan 56’sı fayda görmüş.    

 

Californiya Üniversitesinde r-EEG ile yapılan bir başka çalışmada Schiller ve arkadaşları (2008) Dual Diagnosis (Axis 1 tanısı almış psikotik olmayan hastalardan, alkol ve uyusturucu bağımlılığı olan grup) olan 65 hastada, r-EEG ile ilaç seçiminde tedavinin başarısının arttığını tespit ettiler.    

 

Greenblatt ve arkadaşları (2008) de tedaviye dirençli Yeme Bozuklukları ve Depresyon olan 16 hastada da r-EEG referansı ile seçilen ilaçlar ile tedavide daha başarılı olduklarını ve hastaları maksimum 2 yıl izlediklerini rapor ettiler.    

 

Standford Üniversitesinden, Californiya Üniversitesinden, ve Harvard Tıp Fakültesinden bir grup araştırmacı r-EEG referansını kullanarak ilaçlara cevap vermeyen Depresyon 18 hastada yapılan randomize körleme çalışmada tedavinin başarı oranının arttığını buldular (DeBattista C., 2008).    

 

Üniversite Kaliforniya ve CNS response grubunun yaptığı bir başka çalışmada FDA’ nin uyarısı ile SSRI grubu antidepresan ilaçların çocuk ve ergenlerdeki intihar riskini arttırması ele alındı. SSRI antidepresan ilaçların lüzumsuz kullanımını azaltmak ve o ilaç eğer verilen çocukta çalışmayacaksa o ilacın intihara neden olacak yan etkisinden korumak amaçlanmalıdır, r-EEG ile hangi grup ilacın o cocuk veya ergen hastada çalışacağı tespit edilip etkisini test ettiler (Hoffman, D. A., 2008).   

65 çocuk hastadan 48’inin SSRI antidepresanlara cevap vermeyeceğini ve lüzumsuz yere bu ilaçların verildiğini buldular. Böylece çok az etkili veya hiç etkili bir ilaç olmayacak SSRI grup antidepresanların intihar riskini oluşturma yan etkisini almaya değmez dediler.