Psikiyatr Dr. Tanju Sürmeli: Neurofeedback Tedavisi, Depresyon Tedavisi, Dikkat Eksikliği Tedavisi, Uyuşturucu Bağımlılığı Tedavisi, Alkol Bağımlılığı Tedavisi, Nöropsikiyatrik İlaçsız Tedaviler

Hakkımızda

Çocuk Psikiyatrisi

Erişkin Psikiyatrisi

Aile Psikiyatrisi

İlaçsız Tedaviler

Performans Arttırma

Tanı Yöntemleri

Erişkin Psikiyatrisi

Uyuşturucu Bağımlılığı

Uyuşturucunun tedavisinde kullanılan tıbbi tedavi yöntemleri arasında da en sık kullanılan yöntem:

İlaçlar, psikoterapiler, ve detoks programlarıdır. (Luigjes J.et al, 2013)​  Son 15 yılda neurofeedback tıbbi tedavilere eklenmiştir. (Scott WC. et al, 2005)

Alkol ve Uyuşturucuda kullanılan Neurofeedback dışındaki tıbbi tedavilerin başarısı:

Alkol ve Uyuşturucu kullananların yüzde 70’inden fazlası tıbbi tedaviyi bitirdikten birkaç ay sonra tekrar alkol ve uyuşturucu kullanımına başlamaktadır. (Marlatt GA, George WH. ,1984: Higgins ST. et al,1995)​  Eroin bağımlılarının yüzde 60’ı uyuşturucu tedavisi sonrası tekrar eroine geri dönüyor. (Gossop M. et al,2002)​  Kokain bağımlılarının yüzde 80’i tedaviden sonra tekrar Kokain’e geri dönüyor. (Kang SY. et al,1991)  Klasik yöntemler (ilaçlar, psikoterapi ve AMATEM) ile Alkol tedavisinde başarı oranı yüzde 20-44’dür. (Hammond DC., 2011) 

Uyuşturucu ve Alkol tedavisinde İlaçsız Neurofeedback tedavisinin başarısı:

Uyuşturucu ve Alkol tedavisinde Neurofeedback’in başarısını gösteren kontrollü çalışmalar bulunmaktadır. NF tedavisinin tedaviye eklenmesi ile başarı oranı yüzde 78’ dir.

Kanıta dayalı tıp kriterlerine göre Neurofeedback tedavisi:

Gözden geçirilen kanıtlar, Neurofeedback tedavisi, geleneksel alkolizm ve madde kötüye kullanımı tedavisine eklendiğinde tedavi olma başarı oranlarını ikiye ve hatta üçe katlayabileceği potansiyelini doğrulamaktadır. Yuchta-Gilbert AAPB Kanıta dayalı tıp kriterlerine göre 3 “Olasılıkla etkili” sınıflamasına girmekte olduğunu belirttiler. (Sokhadze TM. Et al, 2008)

 

Neurofeedback tedavisinin başarısını gösteren bazı çalışmalar:

Neurofeedback tedavisinin psikoterapi ile birlikte madde kötü kullanımındaki etkisinin olumlu olduğunu gösterdiler.  (Unterrainer HF.et al, 2014)​

 

Madde bağımlılığı tedavisinde neurofeedback kullanımı (Rosenfeld JP.,1992),  Opiat bağımlılığında (Arani .et al,2013: Arani . et al,2010) Heroin ve Kokain bağımlılarının madde isteği duymalarında ( Heinz . et al, 2006), ve onların tedavisinde; Crack ve kokain (Higgins ST. et al,1995) tedavisinde (Burkett . et al,2004), kristal veya ice olarak adlandırılan metamphetamin bağımlılık tedavisinde (Rostami, Arani,2015) ve neurofeedback tedavisinin kimyasal madde kötü kullanımı tedavisi sonrası etkisinin kalıcılığı gösterilmiş  (Bodehnamer DE. et al, 2004).​

 

270 sokakta yaşayan “crack” kokain bağımlısına verilen benzer tedavi programından gelen raporlara (Burkett VS. et al,2005) göre tedaviye neurofeedback’in eklenmesi tedavi merkezinde kalma süresini 3 kat artırıyor.   Bir sene takipte, tedaviyi tamamlayan 94 kişiden yüzde 95,7’sinin bir evi olduğu yüzde 93,6’sının işte veya okulda oldukları, yüzde 88,3 başka bir tutuklanmalarının olmadığı ve yüzde 53,2 sinin alkol ve uyuşturucu kullanmadığı görülmektedir ve ayrıca başka bir yüzde 23,4’ü de alkolü veya uyuşturucuyu sadece 3 kere kullandıkları görülmektedir, ki bulgular idrar testiyle doğrulanmıştır. ​

 

Arani ve arkadaşları (2010) 30 seans neurofeedback alan ve ayakta tedavi gören (metadon veya Buprenoprin destek) opioid bağımlısını sadece ayakta tedavi gören bağımlı kontrol grubuyla karşılaştırdılar.  Neurofeedback alan hastalar çıktı ölçeklerinde (hipokondriasis, obsesyon, kişiler arası hassasiyet, saldırganlık, psikoz, olumlu sonuç beklentisi ve uyuşturucu kullanma isteği) ve QEEG’lerinde kayda değer ilerleme gösterdiler.

 

İlk araştırmalar (Horrell et al., 2010) neurofeeback’in Kokain bağımlarında  ilaç alma isteğini azaltma potansiyeli olduğunu göstermektedir.​

 

95 madde bağımlısına QEEG uygulamalı Neurofeedback, SMR teta neurofeedback ve normal terapi olarak 3 gruba randomlu seçdiler. TOVA testinde QEEG uygulamalı yada SMR teta neurofeedback alanlarda dikkatlerinde artış ile belirgin düzelme oldu ve terapi alan grupta bir değişiklik olmadı. (Keith JR. et al, 2014)​

 

Ayrıca maddeyi kötüye kullanımdan doğan beyin hasarlarını sadece iyileştirmede değil tedavi etmekte de ciddi bir potansiyeli olabilir. (e.g., Alper et al., 1998; Struve FA, et al, 1994).